bebek bakımı uyku düzeni emzik bebek ağlaması

bebek bakımı

Bebeklerin Diş Çıkarması

20/9/2008 ·

                                             Çocuklarda Diş Çıkarma, ilk dişler ne zaman çıkar
DİŞLER NE ZAMAN ÇIKAR?
Ortalama olarak ilk diş 7. ay ortalarında belirir.Ancak bazan ilk diş üçüncü ayda erkenden ortaya çıkarken, bazan da on ikinci ay, hatta sonrasına sarkabilir. Dişlerin çıkışı genellikle kalıtsal düzene uyar, yani sizin veya eşinizin dişleri erkenden çıkmışsa bebeğinizde de aynı şekilde olması olasıdır. Alttaki şekilde süt dişlerinin ortalama çıkış zamanlarını görebilirsiniz

süt dişleri ne zaman çıkar, kalıcı dişler ne zaman çıkar


DİŞLER ÇIKARKEN NELER OLUR?
Diş çıkarma belirtileri dişlerin kendisinden iki-üç ay önce ortaya çıkabilir. Bu semptomlar çocuktan çocuğa değişir ve aslında bunların neler oldukları ve ne kadar ağrı verdikleri konusundaki görüşler de doktordan doktora değişmektedir. Ancak genellikle diş çıkaran bir bebeğin şu tecrübeleri yaşayabileceği kabul edilmektedir :

Salya Akıtmak : Birçok bebek iki buçuk-üç aylıktan başlayarak salya akıtır.Diş çıkarma bunu bazı bebeklerde diğerlerine göre daha çok arttırmaktadır.

Çene ya da yüzde kızarıklık : Bol salya akıtan bir bebekte ,çenede ve ağız çevresinde sürekli salya temasının yarattığı tahrişe bağlı olarak deride kızarıklık ya da çatlakların oluşması şaşırtıcı değildir. Bunu önlemek için gün boyunca periyodik olarak salyayı nazikçe silin ,bebeğiniz uyurken akan salyayı emmesi için de yatak çarşafının altına bir havlu koyun. Deride kuruma belirdiğinde yumuşak bir deri kremi ile o bölgeyi sürekli nemli tutun.

Hafif öksürük : Aşırı salya bebeğin zaman zaman tıkanmasına ve öksürmesine yol açabilir. Bebeğiniz soğuk algınlığı ,nezle ya da allerji belirtileri göstermiyorsa bunda endişelenecek bir durum yoktur. Bebeklerin dikkat çekmek ya da ses repertuarlarını zenginleştirmek için öksürüğü sürdürmeleri sık görülen bir durumdur.

Isırma : Bu durumda bir ısırık düşmanlık belirtisi değildir. Diş çıkaran bir bebek eline geçen her şeyi - bu kendi eli ,annesinin memesi ,yabancı birinin parmağı olabilir - ağzına sokarak dişetlerini rahatlatmaya çalışır.

Ağrı : Çıkmakta olan bir dişin baskısı altında dişetinde enflamasyon gelişir. Bu durum bazı bebeklerde dayanılmaz ağrılara yol açarken bazılarında hiç sorun oluşturmayabilir. İlk diş ve azı dişleri çıkarken en fazla sıkıntı yaratan dişlerdir.

Huzursuzluk : Enflamasyon arttıkça ve keskin diş yüzeye yaklaştıkça bebeğin dişetindeki ağrı sürekli bir hal alabilir. Kronik ağrısı olan herkes gibi sıkıntılı olabilir ve kendi normal halinden uzaklaşabilir. Bu huzursuzluk bazan haftalar boyunca sürebilir.

Beslenmeyi reddetme : Diş çıkarmakta olan bir bebek beslenmeyi reddedebilir. Katı yiyeceklere başlamış olan bir bebek bir süreliğine bu yiyeceklere karşı olan ilgisini yitirebilir. Ancak bu sizi endişelendirmemelidir. Çünkü bebeğiniz sıvı gıdalardan da gerekli besinleri alır ve dişi çıktıktan sonra iştahı yerine gelecektir.

İshal : Bunun diş çıkarma ile olan ilgisi çok şüphelidir. Bazı anneler her diş çıkardığında bebeklerinin ishal olduğunu söylerler. Bazı doktorlar büyük olasılıkla artmış tükrük salgısı nedeniyle diş çıkarmayla barsak hareketleri arasında bir bağıntı olduğunu düşünürler. Bazı doktorlar ise böyle bir bağıntının olduğunu kabul etmek istemezler ; belki de annelerin her ishali diş çıkarmaya bağlayarak önemli gastointestinal bozuklukların göz ardı edilebileceğinden çekindikleri için böyle davranırlar. Diş çıkardığı dönemde bebeğinizin dışkısının sulu olabileceğini bilin , ama iki dışkılamadan daha uzun süren ishali mutlaka doktorunuza bildirin.

Ateş : Ateş de tıpkı ishal gibi doktorların diş çıkarmayla bağıntılı olduğu konusunda tereddütle yaklaştıkları bir belirtidir. Dişetlerindeki şişme nedeniyle 38 C°'nin altındaki bir ateş diş çıkarmaya eşlik edebilir. Yine de bebeğinizin ateşi varsa diğer zamanlarda ne yapıyorsanız öyle davranın ve iki günde azalmazsa doktorunuza haber verin.

Uykusuzluk : Gece boyunca deliksiz uyuyan bebekler bile diş çıkarırken gece uyanmaya başlayabilir. Bu durumda hemen onu beslemeye çalışmayın. Bunun yerine kendi kendine tekrar uyumasını sağlayın.Gece uyanma da diğer problemlerde olduğu gibi ilk diş ve azı dişleri çıkarken daha fazla görülür.

Dişeti hematomu : Bazan çıkan bir diş dişetinde kanamaya neden olabilir , bu da mavimtrak bir leke olarak görülür. Bu hematomlar için endişelenmeye gerek yoktur ve tıbbi girişim gerektirmeden kendiliklerinden düzelirler. Soğuk kompres acıyı azaltıp iyileşmeyi hızlandırabilir.

Kulak çekiştirme , yanak kaşıma : Dişetlerindeki ağrı sinir yolları boyunca kulak ve yanağa yansıyabilir. Bebeklerin kulak enfeksiyonu olduğunda da kulaklarını çekiştirdiklerini unutmamak gerekir. Bebeğiniz diş çıkarsa bile kulak enfeksiyonundan kuşkulanıyorsanız doktorunuza danışın


DİŞ ÇIKARKEN NELER YAPMALI?
Onlarca denenmiş tedavi yöntemi vardır. Bazıları işe yarar , bazıları yaramaz. Aşağıdakilerden bazılarını siz de deneyebilirsiniz :

Çiğneyecek bir şeyler vermek : Burada besin değerinden çok dişetlerindeki basıncı rahatlatmak amaçlanmaktadır. Bu nedenle de çiğnenen şey soğuk olursa yararı artar. Dondurulmuş çörek, soğuk bir muz, veya havuç, bir tülbente sarılmış buz parçası, lastik bir diş halkası. Bebeğinize çiğnemesi için ne verirseniz verin mutlaka yanında bulunun ve oturur pozisyonda olmasını sağlayın.

Dişlerini kaşıyabileceği şeyler : Bazı bebekler başlangıçtaki acı nedeniyle itiraz edebilir. Fakat bir süre sonra acı yerini rahatlamaya bırakır.

Soğuk içecekler : Bebeğinize bir biberon soğuk su verin. Biberonu reddederse bardakla vermeye çalışın. Bu sayede bebeğinizin su ihtiyacını da karşılamış olur ve ishal veya artmış salyayla kaybettiği sıvıyı yerine koyarsınız.

Soğuk yiyecekler : Buzdolabında soğutulmuş şeftali püresi, elma püresi, yoğurt, bebeğinize oda ısısındaki yiyeceklerden daha çekici gelebilir.

Ağrıyı azaltacak bir şeyler : Başka hiç bir şey işe yaramazsa parasetamol işinizi kolaylaştıracaktır. Doz ayarlaması için doktorunuza danışın. Doktorunuz önermediği sürece bebeğinizin dişetlerine başka bir şey sürmeyin. Bunun içine alkollü içecekler de dahildir.

kaynak: www.hekimim.com

Yorum (yok) Yorum yaz!

Doğumsal deri lekeleri

17/4/2007 ·

Bazı bebeklerin doğdukları zaman bedenlerinin çeşitli bölgelerinde bazı lekeler olabilir. Bunların bazıları deriye rengini veren melanin pigmentinin dağılımı ile ilgilidir. Derinin diğer bölgelerine göre bu pigmentin daha az veya çok yoğun olması deride açık veya koyu renkte lekeler olarak görülür. Bazılarının ise damar yapısı ile ilişkisi olur. Damar yapısı ile ilişkili olanlarda pembe - kırmızı renk hakim iken pigmente olanlar da kahverengi tonları bulunmaktadır. Halk arasında “Ben” denilen bu oluşumların çeşitli tipleri bulunmaktadır. Kısaca nevüs denilen bu yapıların çeşitlerini genel olarak açıklayalım.

Çilek Lekesi:
Yumuşak, deriden kabarık ve koyu pembe - açık kırmızı renkte olurlar. Kılcal damarlarsal kaynaklıdır. Bazen derinin daha alt tabakalarında bulunan başka damarlarla ilişkili olabilir. O zaman renk mavi – morumsu karakter kazanır. Kol ve bacaklarda pek olmaz. Daha çok baş, boyun ve gövdede yer alır. Doğumdan sonraki ilk birkaç günde belli olmaz. 1-2 haftada belirginleşip 6 aya kadar büyüme eğilimdedir. Daha sonraları rengi soluklaşmaya başlar. Gittikçe yüzeyi düzleşmeye başlar. Genellikle 7-8 yaşına kadar kendiliğinden yok olur. Eğer yerleşim yeri problem yaratacak bir bölgede ise veya estetik olarak görünümü bozan bir yerde ise, gittikçe büyüme eğilimde olanlar tedavi edilir.

Şarap Lekesi:
Doğumdan sonraki günlerde deriden pek kabarık değil iken zamanla yükselmeye başlar. Koyu kırmızı – morumsu renktedirler. Deriden hafifçe kabarık durur. Parmakla basıldığında rengi solabilir ama tekrar eski halini alır. Kendiliğinden kaybolmazlar. Tedavi edilmesi gerekir. En başarılı sonuçlar lazer tedavisi ile alınmaktadır.

Gül Lekesi:
Hafif pembemsi, deriden kabarık olmayan, rengi hareli bir yapıda olan kılcal damar yapısıdır. Sıklıkla kaşlar arasında ve ense bölgesinde yer alır. Tedavi edilmeden 2 yıl içersinde kendiliğinden kaybolur.

Anormal Pigmentasyon:
Ben olarak adlandırılan oluşumlar genellikle doğumdan sonra belirgin değillerdir. Genellikle 2 yaşında ve sonrasında belirgin olurlar. Kahverenginin değişik tonlarında olabilir. Bedenin her tarafında yer alabilirler. Sayıca çok olmadığı, saplı yapıda olmazsa önemli değildir.

Mongol Lekesi:
Bel bölgesinde kalçalara yakın bölgede yer alan mavi – morumsu geniş alana yayılan lekedir. Bir yere çarpma sonucu oluşan morluğa benzer. Deriden kabarıklığı olmayan renk değişimidir. Ten rengi esmer olanlarda daha sıktır. Genel olarak bu leke dağıldıkça tenin rengi de koyulaşmaya başlar. 10 yaşına kadar kalabilir.

 

kaynak: www.bebekkokusu.com

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::